Vakkorama Paper | Helmut Newton’a saygı kuşağı: ‘The Bad & The Beautıful’
5888
portfolio_page-template-default,single,single-portfolio_page,postid-5888,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,paspartu_enabled,qode_grid_1300,qode-content-sidebar-responsive,qode-theme-ver-10.1.2,wpb-js-composer js-comp-ver-5.1,vc_responsive
Category
KÜLTÜR-SANAT

Helmut Newton’a saygı kuşağı: ‘The Bad & The Beautiful’

 

Moda fotoğrafçılığında Helmut Newton’a kadar hep aşılmamış bir çizgi vardı. Newton bu çizgiyi devrimci, kışkırtıcı vizyonuyla aşarak bir efsaneye dönüştü. Güçlü kadınları hep sevdi ve kadınları en güçlü tavırlarıyla kışkırtıcı kadrajına yerleştirmeyi kendine görev edindi.


Kışkırtıcı ve etkili görsel dünyasıyla moda fotoğrafçılığı alanında devrimini başlatan efsanenin, kamera arkasını ve kadrajına yerleştirdiği ünlü modelleri ve kişileri merkezine yerleştiren ‘The Bad and The Beautiful’ belgeseli, ikonik moda fotoğrafçısı Helmut Newton’ın hayatından ve çalışmalarından bir seçki sunuyor.

 

Alman TV prodüktör ve yönetmeni Gero von Boehm tarafından proje, bir Helmut Newton belgeseli olarak hayata geçirildi. Moda, sanat fotoğrafları ve portreleriyle ünlü, ‘The King of Kink’ lakaplı Helmut Newton’ın (1920-2004) belgeseli adını, Vincente Minelli imzalı 1950’lerin ünlü melodram ‘The Bad and The Beautiful’dan alıyor. Grace Jones, Isabella Rossellini, Anna Wintour, Marianne Faithfull, Claudia Schiffer, Carla Sozzani gibi isimlerin arzı endam ettiği belgeselde Newton’ın kamera karşısında ve radyoda verdiği röportajlardan derlemelerin yanı sıra, kamera arkasından görüntüler ve tanıklıklara başvuruluyor.

 

Fotoğrafçıları ‘sıkıcı’ bulduğunu itiraf etmekte herhangi bir sakınca görmeyen Newton, onlar hakkında yapılan filmler için de ‘daha da sıkıcı’ diyor. Bu belgesel aracılığıyla Alman yönetmen Gero von Boehm, Newton’ı en kışkırtıcı, sıradışı, kışkırtıcı ve devrimci özellikleriyle resmediyor.