Vakkorama Paper | Scorsese’nin gözünden New York
6386
portfolio_page-template-default,single,single-portfolio_page,postid-6386,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,paspartu_enabled,qode_grid_1300,qode-content-sidebar-responsive,qode-theme-ver-10.1.2,wpb-js-composer js-comp-ver-5.1,vc_responsive

Scorsese’nin gözünden New York

 

New Yorklu yazar Fran Lebowitz’in sokak maceraları ve nefis mizahı, Martin Scorsese’nin gözünden rüya şehir New York’un anlatıldığı ‘Pretend It’s A City’ belgeseline konu oluyor. Yayınlanan fragman ve ikilinin kısa tarihini aşağıda izleyebilirsin.

 

New York, New York müzikalinden Taxi Driver’a neredeyse tüm filmografisiyle ya da vaktinde MoMA’da düzenlenen Scorsese in New York sergisiyle, dünyadaki en büyük NY aşıklarından biri olduğu hepimizin malumu olan Scorsese, Pretend It’s A City’de bir anlamda bu aşkını bir kez daha ilan ediyor. Bu kez bunu Peki Fran Lebowitz üzerinden yapıyor.

 

 

Peki Lebowitz bu ifadenin neresinde? Kendi ağzından bir örnek verelim: “Dalai Lama’yı bile delirtmek için bu şehirde tek bir metro yolculuğu yeter.” Yani aslında tam merkezinde. Pretend It’s A City için “Lebowitz New York’tan şikayet ederken Scorsese onu filme çekiyor” benzetmeleri çoktan yapıldı ve belgesel işte tam da bu yüzden izlenilesi.

 

Yedi bölümden oluşan ve Lebowitz’in kusursuz mizahıyla elli yılı aşkın NY deneyimini anlattığı belgesel, iki eski dostu ve iki büyük NY hayranını buluşturmasıyla da özel. Daha önce Public Speaking belgeselinde beraber çalışan Lebowitz ve Scorsese’nin en güncel NY buluşması, 8 Ocak’ta Netflix’te.

 

 

 

Category
SEYAHAT & ŞEHİR