Vakkorama Paper | UV ışınlarla Sterilizasyon: Kontrollü Uygulama Şart
5774
portfolio_page-template-default,single,single-portfolio_page,postid-5774,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,paspartu_enabled,qode_grid_1300,qode-content-sidebar-responsive,qode-theme-ver-10.1.2,wpb-js-composer js-comp-ver-5.1,vc_responsive
Category
TEKNOLOJİ

UV ışınlarla Sterilizasyon: Kontrollü Uygulama Şart

 

UV ile korunmada bu yaz ibre mekanların, çantaların ve ortak kullanımdaki cihazların sterilizasyonunu işaret etse de uzmanlar kontrolsüz bir şekilde yaygınlaşmasından çekiniyor. Salgından korunma esasıyla uzman olmayan kişiler tarafından kullanımının Çernobil felaketinde olduğu gibi daha ciddi ve kalıcı sağlık sorunlarına yol açabileceği kanaatindeler. Yakın zamanda daha sık duymaya başlayacağımız UV ile sterilizasyon teknolojisi hakkında bilmeniz gerekenleri derledik.

 

Farklı dalga boylarına sahip, gözümüzün görebildiği ışık 400-700 nanometre aralığında sınıflanıyor. 700 ve üstünü ısı olarak hissediyor ancak termal kameralar yardımıyla görebiliyoruz. 400 nanometre altı grupta ise ultraviyole dediğimiz morötesi ışınlar sınıflanıyor. En yaygın anlamda bronzlaşma özelliğiyle bilinen bu grupta A-B-C olmak üzere üç kategori var, en yükseği 100-280 nanometre aralığıyla UV-C. Çoğunlukla su-hava ve yüzeylerin sterilizasyonunda kullanılıyor.

 

UV lambalar ile sterilizasyonun en yaygın kullanım alanı cerrahi enfeksiyonların önüne geçmek adına hastane ve laboratuvarlar. Ciddi bir kontrol mekanizması gerektiren bu sterilizasyon sürecinde içeride hiçbir canlının olmaması, alanların tamamen boşken dezenfekte edilmesi kritik önem taşıyor. 2-3 saniye bile yaralanmanıza sebebiyet verebilir.

 

Güneş kaynaklı olmayan insan üretimi UV-C ışınlarına sürekli maruz kalan ciltlerde erken yaşlanma, kırışıklık ve cilt kanseri riskleri sözkonusu. Gözlerde ise korneaya zarar verirken ağrılı bir enfeksiyona sebebiyet veriyor, sürekli maruz kalınması halinde katarakt oluşumuna yol açabiliyor.

 

UV ışınlarının cilt ve göz üzerinde ciddi kalıcı hasara sebebiyet verdiğini, Dünya Sağlık Örgütü’nün insanlar için kanserojenleri listelediği resmi makalenin ilk üç başlığında geçtiğini hatırlatalım.