Vakkorama Paper | Wım Wenders’ın gözünden: Edward Hopper
5910
portfolio_page-template-default,single,single-portfolio_page,postid-5910,ajax_fade,page_not_loaded,,qode-title-hidden,paspartu_enabled,qode_grid_1300,qode-content-sidebar-responsive,qode-theme-ver-10.1.2,wpb-js-composer js-comp-ver-5.1,vc_responsive

Wim Wenders’ın gözünden: Edward Hopper

 

22 Temmuz’da doğumunun 98.yılı kutlanan, yalnızlığın ressamı unvanlı Edward Hopper’ın resim pratiği, içeride ya da dışarıda olması fark etmeksizin izole bir biçimde boş sokaklarda ve mekanlarda resmettiği karakterleri her zaman için dikkat çekiciydi.

 

Zamanın çoğunu Washington Square’de bulunan stüdyosunda geçiren Hopper, tiyatro-opera, cafe ve sokaklardan gözlemlerini resmetti. ‘House by the Railroad’ başlıklı yapıtı Alfred Hitchcock’un ‘Psycho’ filmine ilham verdi. Hopper’ın 1925 yılında resmettiği bu eser, aynı zamanda MoMA koleksiyonuna giren ilk resimdi.

 

1913’te Armory Show’a katılan, 1933’te ilk retrospektifini MoMA’da açan Hopper, ikinci ve son retrospektifini Whitney Museum of American Art’ta açmış, bu sürede pek çok karma ve kişisel serginin yanı sıra eserleriyle Venedik Bienali’ne de yer almıştı. 1967’da stüdyosunda hayata gözlerini yuman sanatçı, şimdilerde Amerikan sanat tarihinin ikonik isimlerinden biri olarak İsviçre Basel’deki Fondation Beyeler’daki kapsamlı sergiyle anılıyor.

 

ABD’li yazar Michael Tisserand’ın ‘Hepimiz Edward Hopper’ın resimleriyiz’ tweet’iyle 2020 baharında virale dönüşen Hopper, Mart’tan bu yana yaşadığımız sosyal mesafe ve karantina nedeniyle, her zamankinden çok gündemde.

 

20 Eylül’e kadar uzatılan sergiye özel bir film hazırlayan ödüllü yönetmen Wim Wenders, yalnızlığın onun resimlerindeki hikayesinin peşine düşüyor. ‘Two or Three Things I Know About Edward Hopper’dan tadımlık bir önizlemeyi aşağıda bulabilirsiniz.

 

 

Category
V/LOVE